Hacamat Noktaları

 

Hacamat’ın Faydaları

Çocuklarda beyin felci, şişmanlık, sivilce, baş ağrısı, sinüzüt,
migren, bel fıtığı, vücut ağrısı, cilt hastalıkları, cüzzam hastalığı, görme rahatsızlıkları, cinnet (sinir hastalığı), nuas, baras, sevda gibi birçok hastalığın tedavisi için hacamat uygulanır.
Hacamat kan ile alakalı bir işlem olduğu için kan da insan vücudunda önemli bir rol oynadığından hacamatla tedavide geniş bir bölgeye tesir etme imkanı vardır. Bununla beraber vücuttaki kirli kanı almakla kandaki toksinler, kolestrol ve kullanılan ilaçların kanda kalan tortuları tehlikesiz bir şekilde vücuttan uzaklaştırılır.

Vücutta Hacamat Yapılan Yerler ve Faydaları

Kandaki Demir Oranı ve Hacamat
Hacamatın en önemli faydalarından  birisi de kandaki demir oranını dengelemesidir. Kur’an’da demirin kimyasal özellik-lerinden birçoğuna işaretler vardır: “Andolsun ki elçilerimizi açık kanıtlarla gönderdik ve onlarla birlikte kitabı ve ölçüyü indirdik ki insanlar adaleti ayakta tutsunlar. Ve demiri de indirdik. Onda zorlu bir kuvvet ve insanlar için yararlar var-dır.”
 
Demir insan için vazgeçilemez bir element olup, başlıca görevi kanda oksijeni taşımaktır. Kanda eritrositler içinde yer alan hemoglobinin yapısında demir vardır ve kana kırmızı rengini verir.
 
Hz. Peygamber (s.a.v.) demirin kandaki varlığına dikkat çek-miştir.
 
İbn Ebi Bekre (r.a)’den; “Babası salı günü ailesini hacamat olmaktan alıkoyar ve Peygamber (s.a.v.)’in salı gününün kan günü olduğunu ve o gün belirli saatte kanın dinmediğini söylediğini iddia edermiş.”
 (Ebû Dâvud)
 
Başka bir hadisi şerifte şöyle buyurulmaktadır: “Kanı, güçlü olduğu (salı) günü aldırmayın. Çünkü o gün demirin iz bırak-tığı gündür. Demirin güçlü olduğu günde kan aldırmayın” (Rezin)
 
İbni Abbas (r.a.)’dan aktarılan üçüncü hadiste de; “Allah Resülü (s.a.v.) buyurdular ki; ‘Hadid Sûresi, salı günü inmiş-tir. Allah demiri salı günü yaratmıştır.”  (Rudani)
Nebî (s.a.v.) 1400 yıl önce kanda demir fazlalığının zararlı olduğunu bildirmiş ve tedavi yolunu da göstererek kan aldırmayı tavsiye etmiştir. Buna karşın Batı’da kandaki hemoglobin Otto Funke tarafından 1851 yılında keşfedilmiş, 1959 yılında da Max Perutz tarafından X ışın kristallografisi yöntemi kullanarak hemoglobinin moleküler yapısını incelenebilmiştir.
 
Kalp-Damar Hastalıkları ve Hacamat
Kan veren kişilerde kalp ve damar hastalıklarının daha az görüldüğü yapılan birçok araştırmada ortaya çıkmış, Amerikalı Meyers D. ve arkadaşları tarafından 1997 yılında ‘Heart’ isimli bir dergide yayınlanan araştırmada, açık bir şekilde kan veren insanların kalp ve damar hastalıklarına yakalanma şansının kan vermeyen akranlarına göre çok az olduğu ispatlanmıştır.10
 
Koupio Üniversitesi’nden Jokka Salonen ve çalışma arkadaşları yaptıkları araştırmaların ilk bulgularına göre, vücudunda yüksek seviyede demir (Fe) bulunan kişilerin kalp krizi açısından büyük bir risk taşıdıklarını göstermişlerdir.
Kadınların adet kanaması yolu ile demir kaybettikleri için kadınlardaki düşük demir miktarı yağların oksidasyon hızını yavaşlatmış; böylece damar sertliği (Atheroskleroz) erkeklere göre kadınlarda daha az görülmektedir.
Bilindiği üzere serbest oksijen radikalleri yağların oksidasyonunu sağlamakta, böylece damar sertliği (Atheroskleroz) gelişmektedir. Bu konunun demirle olan ilişkisi nedir? Demir,yağları okside eden bu oksidan moleküllerin üretimini sağlayan Fenton reaksiyonunda yer alır. Yani insan vücudunda ne kadar çok demir varsa o kadar çok zararlı oksidan molekül meydana gelir. Bunun tersine adet kanaması, kan vermek gibi kan kaybına, dolayısıyla demir kaybına yol açan durumlarda ortamda serbest demir azaldığı için oksidasyon da azalır. Bunun net sonucu kişide kalp damar hastalıkları ve diğer birçok hastalığın daha az sıklıkla görülmesidir. Bu hipoteze dayanarak araştırmacılar düzenli olarak kan verenlerin kalp krizi, felç, inme, anjina ve diğer kalp ve damar hastalıklarına yakalanma oranlarının kan vermeyenlere göre çok daha az olduğunu bulmuşlardır. Demirin hastalıklarla olan ilişkisini gösteren çok sayıda çalışma birçok tıp dergisinde (Lancet, Cell, JAMA vb.) yayınlanmıştır.
 
Şeker Hastalığı ve Hacamat
Yine ‘Diabetes Care’ isimli uluslararası bir dergide çıkan İtalyan Francesco Equtani ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada vücut demirindeki azalmanın insülün hassasiyetini ve miktarını artırdığını bulmuşlar, yani şeker hastalığına karşı kan vermenin koruyuculuğunu ispatlamışlardır. Çünkü pankreasta insülin üreten hücrelerde biriken demir şeker hastalığına, karaciğerde biriken demir siroza sebep olur. Hattâ kısırlık bile demirin toksik miktarlarda birikimiyle meydana gelebilir.
 
Zona (Herpes Zoster) Tedavisi ve Hacamat
Pekin Üniversitesi Çin Tıbbı Bölümü’nde 651 hastanın üzerinde yapılan deneylerde ıslak kupa (hacamat) terapisinin zona (herpes zoster) tedavisinde etkili olduğu anlaşılmıştır. Aynı araştırma neticelerine göre bu tedavi metodunda hiçbir ciddi yan etki gözlenmemiştir.
 
Hacamatın Diğer Faydaları
Kılcal damarların, büyük atardamarın, toplardamarların temizlenmesine sebep olur ve kan dolaşımını güçlendirir. (Yaklaşık olarak hastalıkların %70’inin sebebi, yeterli derecede kanın düzenli olarak organlara ulaşmamasıdır.)
Eklemleri ve mafsalları temizleyip rahatlatır. (Özellikle ayaklarda tesiri açıkça görülür.)
Kan, safra, balgam gibi salgıları temizler.İç organlara ait refleksleri geliştirip çalıştırır, böylece beynin, sinir sistemine ait dikkatini artırarak lazım olan emirleri vermesini sağlar.Bölgesel kan dolaşımını kuvvetlendirir.Bedenin genel bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Bu da özellikle kemikteki bağışıklık bezesini kuvvetlendirmekle hâsıl olur.Hormonları düzenler. Psikolojik dengeyi sağlayarak çalışma. Bu da 7. omurilikle-rinden 5.sinde olur.Beyne ait organların canlılık kazanmasını sağlar. (Hareket,konuşma, işitme, algılama, ve hafıza güçlerini artırır.)Bezlerin özellikle hipofiz bezinin canlanmasına vesile olur.
Sinirsel gerilimi kaldırır. (Özellikle başta ve baş ağrısına sebep olan şeylerde.) Bazı pıhtılaşmaların, salgıların, ağrı veren etkenlerin kaldırılması.Vücudun dışında oluşan kan pıhtılaşmalarını (toplanlamalarını) çekip almak işlemi, pıhtılaşmadan çıkarmak suretiyle yapılır.Kortizonun sırlarından birisi de ağrıyı gizleyebilmesi, protoplazmayı kontrolü altına alıp patlatmamasıdır. Bu şekilde prostat maddesi çıkmamış olur. Fakat protoplazmaların patlamaması bedenin tabiatına aykırıdır. Birçok zararlara sebebiyet verir. Hacamat tedavisinde ise aynı netice bedene zarar vermeden sağlanır. Hacamat vücuttaki fazla asitleri ve kan yoğunluğunu artıran etkenleri çeker alır.
 
Mısırlı Doktor Macide Amir’in araştırmaları sonucunda hacamatın faydaları şunlardır;
 
a)Hacamat, kandaki tabii kortizon yüzdesini artırır.             
 
b)Oksitlenmeye karşı maddeleri etkiler, harekete geçirir.
 
c)Hacamat, kandaki zararlı kolesterol(LDL) yüzdesini azaltır ve yine kandaki yararlı kolesterol(HDL) seviyesini yükseltir.
 
d)Hacamat kandaki üremi hastalığı seviyesini düşürür.
 
e)Hacamat, bedendeki normal (tabii) morfin seviyesini yükseltir.
 
Ayrıca vücuttan kan çıktığı için yeni kan üretme mekanizması harekete geçer. Hacamatın diğer bir tesiri de bozulan vücut dengesini (ağrı, kasılma ve kan dolaşımının engellenmesi gibi) tekrar normale getirmesidir.
Hacamat tan Osmanlı döneminden kalma  kaynaklarda  şu şekilde bahsedilmektedir:  “…ve dahî  hacamat, hafızın hıfzını ve aklını ziyade edip bozulan kanı giderir. Göze cila verir. Beli kuvvetlendirir. Baştan hacamat olmak yedi hastalığa fayda verir. Delilik, Cüzzam, Beras, Nüas, Şüda, Veceufferris, Veceulayn.”
İki omuz başı arasından kan aldırmak, omuz ve boğaz ağrı-larına karşı faydalıdır. Omuzdaki şah damarının kollarından kan aldırmak ise, vücutta kan çoğalmasından, veya kanın bozulmasından yahut hem kan çoğalması ve hem de bozul-masından meydana gelen baş ağrılarına; yüz, diş, kulak, burun, boğaz ve göz ağrılarına karşı faydalıdır.
Çene altından kan aldırmak ise; zamanında yapıldığında, yüz, diş ve boğaz ağrılarına karşı fayda sağlar. Ayak üzerin-den kan aldırmak, topuktaki damardan kan aldırmaya denk olup uyluklar ve bacaklardaki yaralara, âdet kanının kesil-mesine ve husyelerde meydana gelen kaşıntılara karşı faydalıdır. Göğüsün altından kan aldırmak ise, uyluk çıban-larına, yine uylukta meydana gelen kaşıntı ve sivilcelere, mafsal ağrılarına, bâsura, ayak ve bacaklardaki aşırı şişliğe ve sırttaki kaşıntılara karşı faydalıdır.
 
Beyin rahatsızlıklarında baştaki damardan, göğüs hastalığı için akciğerle ilgili damardan, siyatik ve eklem ağrıları için siyatik damarından, âdet kanamasını söktürmek için ayak parmaklarından kan alınır. Eğer bu iş için bacaklardan kan alınırsa, âdet kanaması daha fazlalaşır. Göz ağrısı, ağız kokusu ve baş ağrısını gidermek için baştan kan alınır.
 
Koldaki üç ana damardan biri olan ve akciğer damarı diye bilinen bâsilik damarından kan aldırmak, karaciğer ve dalak-taki hararetin giderilmesine ve bunlarda kan çoğalmasından meydana gelen şişliklere; akciğer şişliklerine, karındaki ağrı ve sancılara akciğer zarı iltihabına; dizkapaklarından kalça kemiğine kadar olan kısımdan yapılan hacamat da; kanla ilgili bütün hastalıklara karşı faydalıdır.
 
Koldaki atardamardan kan aldırmak, vücutta kanın çoğal-masından ve bilhassa kanın bozulmasından dolayı meydana gelen hastalıklara karşı faydalıdır.
Kolda baş damarı diye bilinen damardan kan aldırmak ise vücutta kan çoğalması veya kanın bozulması ile başta ve boyunda meydana gelen hastalıklar için faydalıdır. Boyunda bulunan şah damarlarından kan aldırmakta; dalak ağrısı, nefes darlığı ve alnın her iki yanında meydana gelen ağrılara karşı faydalıdır.
Koldaki atardamardan kan aldırmak, vücutta kanın çoğal-masından ve bilhassa kanın bozulmasından dolayı meydana gelen hastalıklara karşı faydalıdır. Kolda baş damarı diye bilinen damardan kan aldırmak ise vücutta kan çoğalması veya kanın bozulması ile başta ve boyunda meydana gelen hastalıklar için faydalıdır. Boyunda bulunan şah damarların-dan kan aldırmakta; dalak ağrısı, nefes darlığı ve alnın her iki yanında meydana gelen ağrılara karşı faydalıdır.
Deriden kan aldırmak, vücut yüzeyini; damardan kan aldır-maktan daha iyi temizler. Damardan kan aldırmak ise, vücudun derinliklerindeki kirli kanın temizlenmesi için daha faydalıdır. Deriden kan aldırmak ince kan çıkarır. Yaşlılar, zayıflar, çocuklar ve damardan kan aldırmaya tahammül edemeyenler için gayet iyi gelir. Başın ense çukurundan kan aldırmak, koldaki can damarın-dan kan aldırmaya denktir. Buradan kan aldırmak, kaşlar ve göz kapaklarındaki ağırlığı hafifletir, göz kapaklarındaki ka-şıntı ve ağız kokusuna karşı şifâdır.
İki kalça arasından kan aldırmak ise, uyluklarda çıkan çıban, uyuz, sivilce gibi hastalıklara; ayrıca nikris, basur bacak şişmesi, mesane ve rahim ağrısı ve sırtta meydana gelen kaşıntıya karşı faydalıdır.
Kan aldırmanın faydaları, bu saydıklarımızdan çok daha fazladır. Sıcak memleketlerde ciltten kan aldırmak, damar-dan aldırmaktan daha faydalı ve daha emniyetlidir. Birçok ilaç yerine de geçer.

MİGREN, BAŞAĞRISI VE SİNÜZİT:

Özellikle kadınların en büyük sorunlarından biri migren ve baş ağrılarıdır.  
İnsanı çıldırtan bir baş ağrısı, ışığa karşı çok şiddetli bir duyarlılık ve akabinde mide bulantıları. Kullanılan ilaçlar ise anlık çözüm. Belki ağrıyı geçiriyor ya da yavaşlatıyor ama bir sonraki migren atağı tetiklenmek üzere sizi bekliyor.
Yandaki resimde hacamat noktalarını ve akupunktur noktaları verildi. Akupunktur konusunda ehil bir insana danışılmalı, hacamat noktası olarak ta 1-45-46-55-20-21-36-2 ve 3. Noktalar ihtiyaca göre tercih edilmelidir. (Ancak bu noktaların hepsine birden hacamat yapılmaz. Usta bir haccam kişinin şikayetine göre öncelikli yerleri bilmektedir.)

BEL VE BOYUN FITIĞI:

Bel fıtığı ve boyun fıtığı tedavisinde genellikle ağrıyan yere hacamat yapılır. Fıtıklaşan bölgede tortular ve oradaki pis kan vakumlanarak alınır. O bölgeye hacamat yapılmadan evvel yakıyla beraber 24 saat öncesinden kuyruk yağı sarılır. Kuyruk yağı o bölgeyi iyice yumuşatacaktır. Bunu kendiniz bile elinizle dokunduğunuzda hissedeceksiniz. Yakının amacı da hem sıcak tutmak, hem de kuyruk yağının o bölgede sabit durmasını sağlamaktır. Kuyruk sokumu üstü sağ ve sol yanlardan başlanır uygulamaya. Boyun fıtığında ise 1 ve 55 numaralı bölgeler önemlidir. Hacamatın en başarılı ve sık uygulandığı hastalıkların başında gelir bel fıtığı tedavisi. Mısır, Endonezya, ve İran da TIP FAKÜLTELERİNDE hacamatla bel fıtığı tedavisi konusunda bir çok araştırmalar yapılmıştır. Alının sonuçlar çok etkileyici ve başarılıdır.

KİREÇLENME, ROMATİZMA, İLTİHAPLI EKLEM ROMATİZMASI:

Karaciğer arkası, kahil ve ağrıyan bölgelere özellikle diz kapağı ve baldırın dış kısımlarına yapılan uygulamaları çok faydalıdır. Ağrılar hacamatın sonunda hemen geçer. Ancak ilerlemiş vakalarda uzman bir haccam tarafından 4-5 seans kadar tekrar edilmesi gerekebilir. Özellikle boyun ve omuzlardaki kulunçvari ağrılarda sonuç yüzde yüz görülmektedir. Bayanlarda erkeklere oranla 3 veya 4 kez daha fazla görülen nedeni tam olarak bilinmeyen iltihaplı eklem romatizmasıdır. Bu eklem rahatsızlıkları ileri safhada diğer organları da etkilemeye başlar. Özellikle beyne, kalbe ve damarları etkilemesi çok tehlikelidir. Kişinin şikayetine göre aşağıdaki noktalardan uygun olan yerlere hacamat yapılır.

HİPERTANSİYON, ŞEKER:

Hacamat hangi noktadan yapılırsa yapılsın yüksek tansiyona son derece iyi gelir. Tansiyon düşer, normal seyre gelmeye başlar yani dengelenir. En uygun bölge kalp, kahil karaciğer bölgesi ve baştan yapılan hacamattır. Tansiyon için her zaman ilk başlangıç noktası yukarı nokta olmalıdır. Vücutta 55 numaralı noktayı hemen hemen her rahatsızlıkta kullanmak gerekir. Çünkü bu bölge Peygamber Efendimiz (S.A.V) tarafından önerilen bölgelerdendir. Malum; şeker hastalarının yaraları biraz geç iyileşir. Onun için şeker hastalarında mümkün olduğu kadar dikkat edilmeli, şekeri çok yüksekken hasta hacamattan kaçınmalıdır. Ancak şekeri belirli bir seviyeye indirildiğinde (kullandığı ilaçlarla veya perhizle) hacamat yapılmalıdır. Düşük şekerde de durum böyledir. Önce şeker dengelenmelidir ve aşağıdaki noktalardan uygun olan yerlere hacamat yapılmalıdır.

UNUTKANLIK, HAFIZA ZAYIFLIĞI, ALZHEİMER VE DEPRESYON, KONSANTRASYON GÜÇLÜĞÜ:

Algılamada zorluk, kitap veya gazete okurken konsantre olunamadığından dolayı anlayamama, Yakın geçmişi hatırlamada zorluk, aşırı unutkanlık, karşısındaki insanın sorduklarını bir anda algılayamama gibi belirtiler bazen depresyonun bazen de Alzheimer ın belirtisi olabiliyor. Bu gibi durumlarda 55 numara sabit olmakla beraber başın tepe noktasından, kürek kemiklerinden ve iki kulak arkasından hacamat yapılır.

KRONİK YORGUNLUK, UYKU İSTEĞİ, HALSİZLİK:

Kronik yorgunluk ve halsizlik bazen immün sisteminin zayıfladığından, bazen de depresyon gibi sinirsel rahatsızlıklardan kaynaklanabilir. Bu durumda metabolizmanın hızlanması gerekmektedir. Bunun için sırttan, karaciğer arkası, kahil ve kalp arkasından hacamat uygulanır. Daha ilk tedavide gözle görülür bir ilerleme ve rahatlama hissedilir. Vücuda enerji gelir. Ayrıca metabolizma hızlanır, 55 numaralı bölge sabit kalmakla beraber aşağıdaki noktalardan uygun olanlar tercih edilir.

BÖBREK RAHATSIZLIKLARI:

Sırttan böbrek hizası, sağ ayak topuğu, sağ ve sol ayak üstü böbrek hastalıkları için en uygun noktalardır.

SEDEF, EGZEMA ,SİVİLCE VE DERİ HASTALIKLARI:

Genelde zayıf bağışıklık sistemi olanlarda var olan deri hastalıklarıdır. Özellikle sedef hastalığının sinirsel boyutunun yanı sıra karaciğerle ve bağışıklık sisteminin zayıflığıyla alakası olduğu bilinmektedir. 55 numara sabit olmak üzere karaciğer arkası ve kahil en uygun hacamat noktalarıdır. Ancak bilinmelidir ki; sedef hastalığında hacamat kesin çözümdür demek yanlıştır. Ancak ben sedefin semptomlarının hacamatla azaldığını babamdan biliyorum. Çünkü o da sedef hastası. Durumu hacamatla şu an eskisine nazaran çok iyi ama henüz tam geçmiş değil. Bu tip hastalıklar dermatolojiyi ilgilendiren deri rahatsızlığı olarak algılansa da hastalık genelde yukarıda belirttiğimiz gibi bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde, daha belirgindir. Sırttan karaciğer arkasından Kahilden ve Omuz başlarından yapılan seans uygulamaları çok iyi sonuçlar vermektedir.  

KALP HASTALIKLARI VE KAN DOLAŞIMI PROBLEMLERİ:

Kalpteki tıkanıklıklar, çarpıntı, katle sıkışma hissi ve göğüs kafesinde ağrı hissi şikayetlerinde hacamatın önemi büyüktür. Benim de kalp damarlarımdan birinde bir tıkanıklık söz konusu idi. Sırtta kalp hizasına 24 saat öncesinden aynı fıtık tedavisinde olduğu gibi kuyruk yağı sarılır ve sırttan, kalp arkasından ve kahil noktasından hacamat yapılır. Kan dolaşımı ve damar problemlerinde de hacamatın önemi çok büyüktür. Hacamatla pis kan vücuttan çıkacak ve yeni kan hücreleri üretilerek temiz kan sağlanacak ve dolaşım rahatlayacaktır Allah’ ın izniyle…

KARACİĞER HASTALIKLARI, YÜKSEK KOLESTROL:

Sırttan karaciğer arkasından , kahil ve omuz yanlarından hacamat yüksek kolestrole ve karaciğer hastalıklarına iyi gelmektedir. Ehil bir haccama bu bölgelerden hacamat yaptırtmak gerekir.

GÖRME BOZUKLUKLARI:

Kesin olarak bilinmesi gereken bir şey vardır ki HACAMAT GÖZÜN FERİNİ ARTIRIR. Hacamat bittikten sonra kişi kendini loş bir ortamdan aydınlığa çıkmış gibi hisseder. Gözün görme kabiliyeti artar. Kataraktın başlangıcında bu hastalığa iyi gelir. Ancak katarakt ilerlediyse hacamat yapılmamalıdır. Bu da çok önemli bir noktadır. Miyop veya hipermetrop rahatsızlıklarına faydası olur. En azından birçok kimsede gözlemlerimiz gözlük numarası büyümesi olmadığı yönündedir. Bu yönde yapılan ciddi bir araştırma olmayıp sonuçlar kesin değildir. Sonuçlar kişilerin bize olumlu yönde dönütlerinden yola çıkılarak burada yazılmıştır. Hacamatın hiçbir yan etkisi olmadığından, hastalıklarda tamamlayıcı tedavi olarak uygulanması tavsiye edilir. Ancak ehil haccamlara gidilmelidir. Hijyene yüzde yüz özen gösterilmelidir.

HORMONAL HASTALIKLAR:

Kalp, karaciğer arkası ve sırttan mide ile bağırsak arkasına gelen noktalardan yapılır. Ancak boğazını tutamayıp şişmanlayanlar hacamattan yardım beklememelidirler. Onlar önce kendilerine yardım etmeli ve sağlıklı beslenmeye çalışmalıdırlar. Zira bizler hacamatla zayıflatamayız, sadece hormonal bozukluktan dolayı aşırı kilolu olanlara haccamlar yardımcı olabilirler.

VARİS:

Varis için yapılan uygulama da tedavi başarısı değişkendir. Hiç bir garanti yok ama kalp ve karaciğer arkası hacamattan sonra varis olan noktadaki biriken pıhtılar temizlenerek en yakın sinir ve kaslar uyarılmak suretiyle yapılır. Direk olarak varisli bölgeye veya çok yakın bölgeye hacamat uygulanmaz. Varisli bölgenin üzerine değil de, varisli bölgenin başlangıç merkezine yapılan hacamat çok başarılı olmaktadır.

CİLT KIRIŞIKLIĞI YAŞLANMA BELİRTİLERİ:

Bilindiği üzere yeryüzünde tedavisi olmayan tek şey yaşlanma ve ölümdür. Çünkü ayette belirtildiği üzere ‘‘Her nefis ölümü tadacaktır.’’ Ömrü olan her birey de mutlak yaşlanacaktır. Ancak yaşlanma belirtileri yavaşlatılabilir, cilt berraklaştırılabilir. Yaşlanma belirtileri yavaş metabolizmada bir takım yavaşlamaların ve bozulmaların olmasıyla meydana gelir. Çok uyumak, çok yemek, zararlı alışkanlıklar bu hızlanmayı artırır. Vücudun dinç kalmasının en önemli nedeni sabah uykusunun terkidir. Zira çok eski dönemde insanlar akşam (yatsı namazından sonra) erken yatarlar, sabah erken kalkarlarmış. İslam alimlerinin seher vakitlerinde uyanık oldukları, öğlenleri de sünneti seniyye gereği kaylule (öğlen uykusu veya gün arası şekerlemesi) yaptıkları bilinmektedir. Böylelikle eski zaman insanları hem daha çok yaşamakta, hem de dinç kalmaktaydılar. Baştan yapılan hacamatta cilt bölgesinin toksinlerden arınmasını ve dolayısıyla cildin parlaklaşmasını ve tazeliğini sağlamaktadır. 

KARPAL TÜNEL SENDROMU:

El bileğinin bir hastalığıdır. Bilekteki karpal tünelden geçen median sinirin sıkışması sonucu ortaya çıkar. Bu hastalık genellikle el bileklerini zorlayıcı işlerde çalışanlarda daha çok görülmektedir. Geceleri elde ve kolda uyuşma, tutma da güç kaybı, eli sallayınca ağrının hafiflemesi şeklinde belirtisi vardır. Ben bu tür bir vakayla karşılaşmadığım için etkisini bizzat bilmiyorum, sadece başka haccamların bildirdiklerini burada nakletme gereği duydum.

ANALİTİK DÜŞÜNME YETENEĞİ:

Analitik düşünme yeteneği derken burada anlattıklarımızdan zihinsel engelli bireyler için çıkarımlar yapılmamalıdır. Bizim kastımız normal zekada olup, gerek depresyon, gerek büyü vs gibi olumsuz etkenlerden dolayı dikkatini verememe, ani kararlar alamama, konsantre olamama gibi durumlarda geçerlidir. Ben böyle bir durumu kardeşimde yaşadım. Bana başında bir ağırlık hissettiğini, göz kapaklarının üzerinde sanki kum torbaları varmış gibi bir his olduğunu, bunun kendisinde zaman zaman asabiyet yaptığını söyledi. Başının üç yerinden (tepe noktası ve her iki kulak arkası) hacamat yaptım ve yaklaşık 5 dk içerisinde şikayetlerinin sona erdiğini söyledi. Mutlu olduk ve Allah’ a şükrettik. Aynel yakin tekrar bildik ve iman ettik ki; Allah Rasulü (S.A.V) heva ve nefsinden konuşmaz. Onun bildirdikleri vahiydir. Sahihtir, o hep doğruyu söyler. Ondan (haşa) yalan sadır olmaz. AMENNA VE SADDAKNA…

ALTINI ISLATMA:

Özellikle küçük çocuklarda söz konusu olan gece altını ıslatma ve gündüz istemsiz kaçırma durumlarında hacamat inanılmaz faydalıdır. Büyük özellikle 50 yaşını aşmış, küçük abdestini kaçıran tutamayan insanları da duyuyoruz çevremizde. Bunun biyolojik nedenler hariç en önemli nedeni kişinin namazdan nasibinin olmamasıdır. Çünkü namaz kılan bir insan sabah erkenden de olmak üzere mesanesini boşaltır. Küçük abdestini tutmaz. Öyle ki özellikle sabahları küçük abdesti tutmadan mesaneyi boşaltmak çok önemlidir. Her iki durumda da yani hem yetişkin hem çocukta idrar kaçırma durumlarında kulak arkası, kahil, sırt ve kuyruk sokumunun üstünden kişiye hacamat yapılır. ŞAFİİ OLAN ALLAHÜ ZÜLCELALDİR.

HORMON BOZUKLUKLARI, AŞIRI KİLO ALMA:

Bu tür kişilere hacamat tedavisi çok faydalıdır. Çünkü Özellikle genç yaşta yapılırsa çok daha faydalıdır. Bu tip hastalıklarda temel prensip hormon salgılama görevini sağlayan hipofiz bezinin görevini yapmamasından, veya tıkanması sonucu oluşur. Çözüm ilgili sinirleri uyarmakla başlanır. Aşağıda yazdığımız kilitlenmişlik sorunu ile paralellik gösterir.

DİŞ ETİ HASTALIKLARI VE DİŞ ÇÜRÜMELERİ:

İlk hacamat yaptırmaya başladığı anda diş eti hastalıkları ve diş çürümesi olan kişilerde bu şikayetlerin nerdeyse çoğunda azalma bulgularına rastlandı. Bu konuda yine bilimsel araştırma mevcut değil. Zira diş ve diş eti hastalıklarında Allah Rasulü (S.A.V) misvakı önermektedir. Misvakın yapılan araştırmalarda diş çürümesini önlediği, diş etlerini koruduğu, ağız kokusunu önlediği ve diş minelerini kuvvetlendirdiği bilinmektedir. Ancak baştan yapılan hacamatın da diş eti iltihaplanmasını önlediği, iltihap varsa da giderdiği bilinmelidir.

BOYUN VE SIRT AĞRILARI:

Masa başında çalışmak durumunda olan bireylerde, öğrencilerde vs görülen boyun ve sırt ağrılarının yüzde yüz çözümüdür hacamat. Yüzde yüz diyorum çünkü bizzat kendim bir çok vaka ile karşılaştım. Omuz ve sırttan alınan pis kan o bölgedeki tıkanıklığı açmakta ve oradaki dolaşımı rahatlatmaktadır. Halk dilinde kulunç olarak bilinen ağrıyı ve sırtta oluşan fibromiyajları hemen dağıtmakta ve etkisini yaklaşık 3-4 dk içerisinde göstermektedir. Ağrının şiddetine ve rahatsızlığın kronikleşmesi durumuna göre hacamat bu bölgede üç seans tekrar edilir. 

MANEVİ HASTALIKLAR:

İnsanoğlunda bedeni hastalıklar haricinde manevi bir takım hastalıklar da zuhur edebilmektedir. Mesela; Peygamber Efendimiz (S.A.V) e zamanında büyü yapılmış ve Efendimiz (S.A.V) bundan çok muzdarip olmuşlardı. Felak ve Nas sureleri nazil olduktan sonra Efendimiz (S.A.V) büyünün etkilerini izale etmek adına Ebu Taybe isimli bir zattan kendilerine hacamat yapılmasını istemiştir. Yine baştan yapılan hacamatın kökleşmiş 50 yıllık büyüyü kaldırdığı kaynak kitaplarda yazmaktadır. Bunun yanında kalp arkasından yapılan hacamat vesveseye şifadır. Manevi yönden istidata sebeptir Allahın izniyle O zaman diyebiliriz ki; manevi hastalıklarda sırt, kalp hizası, karaciğer arkası, İki kulak arkası ve kafanın arka ve orta kısımlarından hacamat uygulanır.
 
 
VÜCUTTA HACAMAT YAPILAN NOKTALAR
 
Hacamatta en faydalı noktalar:
1-    En faydalı yer Kâhildir (İki kürek arasının 10 cm üstü).
2-    Sonra Ehdeayn (2 kulak arkası).
3-    Sonra kalbin arkasıdır (Şeytanın vesveselerine karşı kalbin arkasından yapılan hacamat çok faydalıdır.)
Kafa arkası (can kurtaran): Ruh hastalıklarına, psikolojik problemlere, kulak ağrısı ve çınlamasına, baş ağrısına ve dönmesine, yara, egzama, uçuk, sedef ve saç dökülmesine, göz ve göz kapakları, ağız, diş, diş et­leri ve burun hastalıklarına iyi gelir. Yeni başlayan katarakt için çok faydalı, fakat eski katarakt için zararlıdır.
Ense çukurunun altı (boyun): Göz ve göz kapağı hastalıklarına (arpa­cık, göz kapağı ağrıları ve ödemi), ağız kokusuna, diş ve diş eti hasta­lıklarına, tiroid ve lenf bezi hastalıklarına,

  • Kulak altı ve biraz arkası: Kulak, burun, boğaz ve göz hastalıklarına, ön dişler ve köpek dişlerine, baş ağrılarına, karaciğer ve safra kesesi san­cılarına, baş titremesine
  • Omuzlar: Akciğer hastalıkları ve yüksek tansiyon, baş ağrısı ve baş dönmesi, kepek, saç dökülmesi, boyun kireçlenmesi ve fıtığı, kol-omuz ağrıları, hormon dengesizliğine,
  • Kürek kemikleri arası (tam ortaya değil, biraz yukarı): Akciğerler, kalp, pankreas ve safra kesesi hastalıklarına
  •   Kürek kemikleri altı: Bel ağrısına ve bel fıtığına, karın ağrısına, mide ve karaciğer hastalıklarına
    • Bel: İdrar tutamama, bel ağrısı ve fıtık, böbrek ve kadın-erkek hastalıklarına
    • Kuyruk sokumu: Prostat ve fil hastalığına, basura, adet düzensizliğine çok iyi gelir
    • Dizlerin üstü ve altı, iç ve dış kısımları: Diz ağrısı ve diz hastalıklarına, adet düzensizliğine, basur, varis, baldır ve ayak yaralarına, mide, karaciğer, safra kesesi ve böbrek rahatsızlıklarına,
    •    Baldırlar (arka kısmı): Yüksek tansiyon, sedef, fil, idrar yolları ve böbrek hastalıklarına, baş ağrısına, baldır ve ayak ağrılarına ve buralardaki yaralara,
      • Ayak bileği dış kısmı: Siyatik ağrılarına, varis, gut ve fil hastalıklarına
      • Ayak bileği iç kısmı: Adet düzensizliği ve basura çok iyi gelir.
      • İki çukurdan yani ense çukuru ve bıngıldaktan (kafa tepesi çukuru), ha-camat yapılmaz. Yapılırsa, unutkanlığa hatta deliliğe sebep olabilir. 
      • Kafa arkasından, ense çukurunun altından (boyun), kulak arkası bölgelerden sık hacamat yapılmaz. Görmenin zayıflamasına sebep olabilir. Bu durumda hacamat ilk 2-3 defa 2 hafta ara ile, sonra ayda bir yapılabilir.

      Bir insan bünyesine, dayanıklılığına ve vücudunun kan oranının azlığına yada çokluğuna göre 1 yerinden, 4 yerine kadar aynı anda hacamat olabilir.

    • Hacamat “Tarama Hacamatı” şeklinde yapılacak ise sırayla yukarıdaki şekilde belirtilen bölgelerdeki noktalardan belirli aralıklarla hacamat yapılır.
      HACAMAT (KUPA TERAPİSİ) KİMLERE YAPILMAZ?

      • Hacamat çok ihtiyar ve zayıf kişilerde,
      • Kalp Yetmezliği olanlarda,
      • Kalp pili takılmış olan kişilerde göğüs hizasında yada yakın noktalardan
      • Bir yeri kesildiğinde kanı durmayan kişilerde,
      • Hamilelerde,
      • Aşırı kansız kişilerde
      • AİDS ve HİV taşıyanlara
      • Tansiyonu çok düşük olan kişilerde
      • Küçük çocuklarda
      • Organ nakli geçirenlere,
      • Diyaliz ve hemofili hastalarına hacamat yapılmaz,
      • Karnı tok ve abdestsiz olanlara hacamat yapılmaz.
      • Dinç ve kuvvetli olanlar hariç, 60 yaşın üzerinde olup da hayatında hiç hacamat yaptırmamış olanlara hacamat yapılmaz.
      • Adetli kadınlara da hacamat yapılmaz. Sebebi:

      o   1) Abdestsiz olduğu için
      o   2) Hacamat adet kanamasını durdurur, kanamayla atılamayan kan, rahimde tıkanıklıklar oluşturabilir.

      • Hamile kadınların ve 12 aylık olana kadar çocukların, özel durumlar dışında hacamat yaptırmaya ihtiyacı yoktur. Onlara sadece özel durumlarda hacamat yapılır. Örneğin: suni sancı ve sezaryenle doğan çocuklara, beyin yapısında ve fonksiyonunda bozukluk olan çocuklara, körlük ve şaşılık durumu olan çocuklara, sezaryen veya herhangi bir ameliyat geçirmiş hamile kadınlara.
        Aslında, eskiden yeni doğan bebeğe kuyruk sokumdan hacamat yapılırdı. Hacamatla, doğumda oluşabilen beyin ödemlerini omurganın sıvı dola­şımına çekerek, beynin çalışmasına rahatlık sağlanırdı. Belki bu sebepten eski çocuklar, bugünkü çocuklara nazaran daha rahat uyurdu, uslu, saygılı ve akıllı olurlardı.
      • Düzenli olarak kan sulandırıcı ilaçları kullanan hastalarda (ancak uzman olan haccam tarafından yapılmalı)
      • Çok hassas ve korkan kişilerde kanlı hacamat yerine kansız hacamat yada kuru hacamat olarak bilinen kupa çekme uygulanabilir.
      • Eskiden oluşmuş katarakta ve göz ameliyatından sonra kafa arkasına, ense çukurunun altına ve kulak arkasına özel durumlar hariç hacamat yapılmaz,
      • Bu yasakların bazıları hacamat olanı, bazıları da hacamat yapanı korur. Hepsi de ciddi, önemli yasaklardır. Bu sebepten Hacamatı ehline yaptırmak gerekir.
      • İki çukurdan yani ense çukuru ve bıngıldaktan ASLA hacamat yapılmaz.
      • Kafa arkasından, ense çukurunun altından (boyun), kulak arkası bölgelerden sık hacamat yapılmaz. 

 
 
 
 

Yandex.Metrica